Kriz dönemlerinde şirketlerin davranışları!

Kriz veya piyasalardaki aşırı dalgalanmalar genel olarak şirketleri birçok alanda etkilemektedir. Bu süreç içerisinde ortaya çıkan ekonomik koşullardan şirketler yoğun bir şekilde etkilenmektedir. Özellikle bu sürece şirketlerin genel olarak ne tür tepkiler verdiği ve kriz sürecinde ne tür stratejiler uygulayarak ayakta kalmaya çalıştıklarının ortaya çıkarılması, bu aşamadan sonra ortaya çıkabilecek kriz ortamlarda ciddi bir öngörü ortaya koyacaktır.

Salgın ve küresel kaynaklı krizlerin işletmelerin üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak çok kolay değildir. Çünkü ortaya çıkan ekonomik koşullar daha çok bağlam ve dış dünya ile ilgilidir. Şirketlerin bu tür krizleri yönetmeleri ve kendilerini krizin etkilerinden kurtarmaları çok zor olabilmektedir. Ancak mikro düzeyde ortaya çıkabilecek krizler daha kontrol edilebilir ve şirket tarafından yönetilme olanağına sahiptir.

Günümüzün modern yönetim düşüncesinin geliştirmiş olduğu yaklaşımlar işletmelerin hem makro düzeyde hem de mikro düzeyde ortaya çıkabilecek krizlere karşı daha dayanıklı olmasına olanak sağlamaktadır. Bu çerçevede özellikle tedarik yönetim yaklaşımları, sabit ve değişken maliyetleri kontrol etme, yönetme noktasında geliştirilen yaklaşımlar işletmelerin ortaya çıkabilecek ani çöküntüler karşısında dayanma ve ayakta kalma şansı sağlamaktadır.

Yaptığımız bir araştırmaya katılan şirketlerin %61’i kriz döneminde satış yapma konusunda zorlandıklarını ifade etmişlerdir. Kriz döneminde en etkili stratejinin küçülmek olduğunu düşünen şirket sayısı yaklaşık olarak %37’dir. Bu veriler çerçevesinde şirketler genel olarak içinde bulundukları kriz koşullarını atlatmak için sağduyulu bir tavır ortaya koymaktadırlar.

Krizin dünya ölçeğinde olması ve birçok kurumunun operasyonunu durma noktasında getirmesi satış sürecini çok daha zor hale getirmiştir. Şirketler küçülerek krizden kurtulmanın pek mümkün olmadığını ifade etmektedirler. Bu doğru bir kanaat olarak değerlendirilebilir. Çünkü bir işletmenin küçülmesi operasyonel yapının işleyişine zarar vermekte ve bu yapı sonucunda işletme etkin iş yapamamaktadır.

Bu süreçte şirketlerin büyük bir çoğunluğu krizi yeniden yapılanmanın temel olarak tetikleyici unsuru olarak değerlendirmektedir. Bu süreçte birçok şirket gerek insan kaynaklarının gerekse de pazarlama faaliyetlerinin temel yapısını tekrardan gözden geçirmek durumunda kalmıştır. Ayrıca yönetim sistemlerini tekrar gözden geçiren işletmeler daha etkin, rasyonel maliyet ve tedarik yönetimi gibi uygulamalar geliştirmeye başlamışlardır. Ayrıca kar merkezleri oluşturarak, verimsiz ve karsız oldukları pazarlardan çekilme yoluna gitmektedirler. Bütün bu gelişmeler kriz döneminin ortaya çıkarmış olduğu paradigma olarak karşımıza çıkmaktadır.

İkinci olarak işletmeler ayakta kalabilmek için ortak çalışma ve işbirliği yapma yollarına yoğun bir şekilde kriz döneminde yönelmektedir. Birlikte çalışma ve ortak strateji geliştirme noktasında işletmelerin kriz döneminde daha aktif oldukları yapılan araştırma sonucunda görülmüştür.

Üçüncü olarak şirketlerin kriz ortamında başvurdukları strateji ise küçülme yoluna gitmektir. Bu süreç işletmelerin gelişmekte olan alanlardan çekilmelerine yol açmış ve daha çok para kazanacakları işlerde işlerine devam etmişlerdir.

Dördüncü olarak işletmelerin kriz ortamındaki temel yaklaşımları, insan kaynakları alanında küçülmeye gitmektir. Kriz döneminde özellikle elamanların işten çıkarılmasına yönelik olarak şirketlerin genel tutumu olabildiğince elamanların işte kalmasına olanak sağlamaktadır.

Bu dönemlerde bir şirket için en hayati nokta ayakta kalmayı başarmaktır. Özellikle yeniden yapılanma düzgün bir şekilde yapılabilirse şirketin ayakta kalma şansı büyük oranda artmaktadır. İyi bir şirket krizi fırsata dönüştürür!