Şirket Yönetimlerinde Değişim Zamanı!

Artık her şeyin değiştiği bir çağa girdik. Değişmeyen tek şey değişimdir. Değişmeyi göze alamayan şirket ve kurumlar her şekilde piyasanın etkisi altında kalarak değişmek veya yok olma seçeneği ile karşı karşıya kalmıştır.

Şirketlerde değişim çoğu zaman gücün dağılımının değişmesine yol açar.  Şirketlerin nasıl değiştiğini anlamak için gücün nasıl kaybedildiğini anlamak şarttır. Birey için eldeki güç ve mevki kaybı acı verici, hatta yıkıcı olabilir. Şirket için ise yönetim değişiklikleri çoğu zaman sağlıklı bir etki yaratır, yeni fikirlerin, yeni bilgilerin devreye girerek önceki yönetim sırasında ortaya çıkabilecek sorunların çözülmesine olanak verir. 

Elbette yönetim devir tesliminin şirketi daha iyiye götüreceği garanti değildir, ama bu gibi nüfuz kaymaları hemen her zaman değişimle ve en azından uyum gösterme yeteneğiyle bağlantılıdır.

Yönetim değişikliklerinin er ya da geç ortaya çıkması kesindir ve kazandığımız otoriteyi sonunda yitirme ihtimalimiz büyüktür. Dikkatlerin üzerimizde olması ve olayların merkezinde yer almamız çoğu zaman başkalarını bizimle rekabete iter ve hiçbir şey olmasa bile, herkesin gözünün bize ve eylemlerimize dikilmesine yol açar.

Koşullar ve sorunlar değiştikçe, yeni yaklaşımlar, yeni beceriler ve yeni ilişkiler geliştirmek gerekir. Yönetimin kaybedilmesine yol açan en önemli faktörlerden biri budur. Yönetim, koşulların çoğu zaman bizden daha değişken olması nedeniyle kaybedilir.

Yönetim konumlarına çaba harcamaksızın ulaşan kişiler, gücün nasıl kazanıldığı ve elinde tutulduğu konusunda tecrübesiz olduklarından, çoğu kez sırf iktidar dinamiklerine ilişkin sezgilerden yoksun olmaları nedeniyle güçten düşerler. Hiç mücadele etmeden güçlü bir üst düzey konuma yerleştirilmek ilk bakışta umulmadık bir şans gibi gözükse de bu şans bazen kısa ömürlü olur.

Bir mevkiye ulaşmak için mücadele ederken ilişki ağları oluşturur ve dışardan gelen birinin bilemeyeceği örgütsel bilgiler edinirsiniz.  Bu süreç, şirket kurucularının şirketin büyümesi ve gelişmesiyle birlikte neden sıklıkla devre dışı bırakıldığını anlamamızı kolaylaştırır.  Bu kişiler, şirketi kurmuş olmakla birlikte  işe en tepeden başlamışlardır ve yönetim ilişkilerinin daha sonraları kendileri için tehdit oluşturabilecek inceliklerine karşı genellikle duyarlı değillerdir.

Birisi size hiç beklemediğiniz kadar yetki ve prestij içeren bir mevki teklif ederse, böyle bir görev için neden sizi seçtiklerini ve durumun ne gibi tuzaklar, içerdiğini kendinize sormalısınız.

Yönetim ve otorite değişen koşulların eski becerileri ve ilişki ağlarını geçersiz kılması ve insanların kendi örgütlerindeki yönetim dinamikleri konusunda yeterince bilgilenmeden işbaşına getirilmeleri nedeniyle kaybedilir. 

Otorite kaybına yol açan bir başka neden de yönetime yerleştiğimizde, kimi zaman konumumuzun bize sağladığı nimetleri bir an önce kullanmaktan kendimizi alamayışımızdır. Kibir, imtiyaz ve sabırsızlık kimi zaman bir araya gelerek, yönetimdeki kişileri yıkıma götürebilir.