Şirketlerin Yanlış-Doğru Yönetimi!

Şirketlerin yanlış-doğru yönetilmesini engelleyen birçok faktör mevcuttur. Her şirketin durumu kendisine özgü bir nitelik göstermektedir. Yanlış-doğru yönetilen şirketlerin ne kadar sağlıklı yönetilip yönetilmediğinin bilimsel modeller ve veriler ile ortaya konması önemlidir. Aşağıda kısaca iş dünyasında yaşanılan gerçek olaylar üzerinden bazı çıkarımlar yapılamaya çalışılacaktır.

Yanlış-Doğru insanlar: Şirketlerde çalışılan elamanların sadece %10’u doğru elamanlardır. Bunlar tamamen şirketin ihtiyacı olan nitelikte ve yetkinliktedirler. Geriye kalan %80’i ise idare edecek nitelikteki ortalama elamanlardan oluşmaktadır. Şirketlerin bu tür elamanlara ihtiyacı vardır. Ancak bunlar temel yapıyı destekleyen ve mucizeler yaratan çalışanlar değildir. Geriye kalan %10’luk elamanlar ise tamamen şirkete zarar veren maliyetleri arttıran elemanlardan oluşur. Önemli olan bunların tespit edilmesi ve sorunun ortadan kaldıracak önlemlerin alınmasıdır.

Orta vadede bu tür çalışanlara ilişkin sorunlarınızı çözemediğiniz zaman üstün nitelikli elamanları da kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Özellikle yanlış yönetici seçimi şirketlerin feci şekilde başını ağrıtabilir. Çünkü yanlış yönetici her zaman arabayı uçurumdan aşağıya sürebilir. Şirketler büyük mali kayıplar yaşayabilir ve hedeflerine ulaşamazlar. Bu yüzden doğru yöneticiler ile çalışmak şirketler için hayati bir önem taşımaktadır.

Yanlış-Doğru para yönetimi: Şirketler kazandıkları paraları yanlış harcayarak ellerindeki en önemli silahlarını yok ederler. Bu tarz kaynak kullanımı şirketlerin adeta savunma mekanizmalarını yok etmektedir. Yapılan araştırmalarda şirketlerin önemli bir kısmı batık maliyet etkisi nedeniyle yapmış oldukları yanlış yatırımlardan ya da harcamalardan geri dönememektedir. Bunun sonucu olarak daha fazla zaman ve para harcayarak yanlış yapmış olduğu projenin ya da işin şirkete olan maliyetlerini çok daha fazla yükseltmektedirler.

Bunun yanında şirketlerde özellikle aşırı harcamalar, plansız ve kontrolsüz kaynak yönetimi şirketlerin mali yapılarını sıkıntıya sokmaktadır. Özellikle kriz ortamlarında kaynak ihtiyacı çok daha fazla olduğu için paranın doğru harcanması, yatırımların doğru yapılmasının çok büyük önemi vardır. Örneğin bir termal otelin odalarına termosifon takması işini düşünelim. Bu tesis normalde termal olduğu için su ısıtmak için ek bir yatırıma ihtiyacı yoktur. Ancak işi bilmeyen ya da dikkatsiz bir proje yöneticisi gereksiz harcama yaparak su ısıtma maliyeti çıkarabilmektedir! Bu durumlara iş dünyasında sık sık rastlanmaktadır. Böylece kaynaklar yanlış kullanılarak şirketlerin rekabet gücüne büyük zararlar verilmektedir.

Yanlış-Doğru düşünmek! Doğru iş yapmak öncelikli olarak doğru düşünmekle başlar. İş dünyasında yer alan aktörlerin düşünce biçimlerini ya da zihinsel haritalarını incelediğimiz zaman birçok şirketin doğru düşünme sistematiğine sahip olmayan yöneticiler tarafından idare edildiğini görmekteyiz. Örneğin bir restoran ya da gıda işletmesini ele alalım. Bu kurumu yöneten patronun ya da yöneticinin hijyen duyarlılığı yoksa yapılan bütün işler yanlış olur! Konaklama işletmelerinde bu durumun inanılmaz düzeyde bir sorun olduğunu görmekteyiz. Bu konuda düşünce becerisi olmayan şirketlerin nitelikli bir hizmet vermesini beklemek de maalesef mümkün değildir.

Bu noktada en önemli konu doğru bir düşünce paradigmasına sahip olmaktır. Her işin doğru bir düşünme modeli vardır. Yöneticiler ve iş sahipleri doğru düşünce modelinin ne olduğunu kavradıkları zaman şirket çok daha hızlı büyüyecek, satışlar çok daha iyi düzeylere çıkacak ve şirketin markalaşması güvence altına alınacaktır. Yanlışlardan ders çıkarmak doğru yönetim için çok önemlidir.