Vezirler ve Şahlar. Şirketler danışmanlarının gücü kadar güçlü oluyor!

Yönetim danışmanlığı, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan ve her geçen gün iş dünyasındaki etkisi ve önemi artan önemli bir alandır.  Alanda ilk danışmalık girişimi Arthur D. Little tarafından 1886’da kurulmuştur. Şirket ilk önce teknik danışmanlık hizmetleri üzerine hizmetler sunmuştur. Daha sonra genel yönetim danışmanlığı alanında şirketlere ve iş dünyasına yönelik hizmetler vermiştir.

Sektörün gelişim sürecine bakıldığında 1920’li yılların başında bir dizi danışmanlık firmasının kurulduğu görülmektedir.Bu süreçteMcKinsey & Company, sektöre erken girenlerin gelişimine iyi bir örnek oluşturmaktadır. McKinsey danışmanlık şirketi ilk olarak (başlangıçta farklı bir adla) 1910’da Boston’da faaliyetlerine başladı. 1920’lerde, Chicago Üniversitesi’nde iş politikaları alanındaProfesör olan James O. McKinsey, firmayı yönetim danışmanlığı hizmetlerini vermek üzere bir vizyon ile geliştirdi.

McKinsey, 1930’lar ve 1940’larda Amerika Birleşik Devletleri’nde ve başka yerlerde büyümeye devam etti. Şirket 1950’lerin ortalarında uluslararası bir nitelik kaznandı. 1980’lerin başında, yaklaşık yarısı Amerika dışında olmak üzere 32 noktadan fazla yerde hizmet vermek üzere ofisler açtı.

Geçtiğimiz on yıllarda, küresel danışmanlık pazarı milyarlarca dolarlık bir endüstri haline geldi. Endüstri sadece boyut, itibar ve uluslararası erişim açısından büyümekle kalmadı, aynı zamanda birkaç profesyonelleşme döngüsü ile gelişim gösterdi. Temsilci kuruluşlar (örn. Birleşik Krallık’taki MCA) ve analist firmaların (örn. ALM Intelligence, Gartner, vb.) hepsi farklı pazar tanımları kullanır ve sonuç olarak yönetim danışmanlık pazarının büyüklüğüne ilişkin tahminler,280 milyar dolar civarındadır.

Örneğin 70’lerden beri danışmanlık pazarını takip eden ABD merkezli bir analist firması olan ALM Intelligence, küresel yönetim danışmanlığı pazarının yaklaşık 240 milyar dolar büyüklüğünde olduğunu tespit ederken, FEACO- Avrupa Yönetim Danışmanları Dernekleri Federasyonu (1960’ta kuruldu) )-piyasa değerinin yaklaşık 280 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. İngiltere merkezli bir analist firması olan Source Global Research, kısmen firmanın yönetim danışmanlığının en üst segmentine odaklanması nedeniyle 120 milyar dolar ile en ihtiyatlı tahmini yapmaktadır. Gartner, toplam danışmanlık ücreti gelirinin 131 milyar dolar civarında olduğuna inanıyor.

Barns’ın raporuna göre, Türkiye’de ise bütün sektörün (32 farklı hizmet alanının) toplam büyüklüğü yaklaşık olarak 40 Milyar TL olduğu tahmin ediliyor. Sektörde yaklaşık olarak 100 bin çalışan ve 30 bin civarında ise şirketin faaliyet gösterdiği bilinmektedir. Sektörde çalışan başına üretilen katma değer yaklaşık olarak 400 bin TL olarak gerçekleşmekte. Gelişmiş pazarlar ve ülkelerde bu rakamlar beş kat daha fazladır. Sektör satış ve katma değer artışı bağlamında %7-9 arasında yıllık bir büyüme potansiyeline sahiptir.

Türkiye’de sektörde 32 farklı alanda hizmet sunumunun yapıldığı bunların arasında yönetim danışmanlığının 16 Milyar TL ile sektörün  %40’nı oluşturduğu görülmektedir. Ülkemizin potansiyelini ve şirketlerin kurumsal kapasitelerini geliştirmede danışmanlık sektörünün stratejik olarak gelişmesi hayatı bir öneme haizdir. Bu nedenle yeni çalışma ve iş modellerine büyük ihtiyaç duyulmaktadır.

Teknoloji, siyaset ve ekonomideki hızlı değişikliklerin etkilerini yönetmek ve geleceğe daha stratejik bir şekilde hazırlık yapabilmek için şirket yöneticilerinin tüm sorunlarına yanıt veren bir strateji danışmanı bulmayı hedeflemeleri gerekiyor. Strateji danışmanlarının şirket üst düzey yöneticilerine sunacakları çok şeyi var. Tarafsız bir bakış açısı, çok sektörlü bir deneyim, yeni ve kanıtlanmış teknikler ve küresel bir bakış açısı bunların sadece bir kaçıdır…

Bununla birlikte yöneticiler güçlü yanları ve sınırlamaları hakkında gerçekçi bir değerlendirme yapmalıdır. Danışmanın görüşlerini yöneticilerin sağlam ticari yargılarına, sektör bilgilerine ve kuruluşların kültürlerine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Şirketlerin yönetiminde sorumluluk danışmanlara bırakılamaz ve işler ters giderse danışmanlar suçlanmamalıdır! Danışmanların tavsiyelerini körü körüne kabul eden yöneticiler, kurumsal kaderlerini yönetemezler! Bu nedenle iyi bir danışmanla; kar, işleri büyütme, dijitalleşme ve stratejik gelişim çok daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde olur!